embed embed share link link comment comment
Embed This Video close
Share This Video close
bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark
embed test
Rate This Video embed
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 votes, average: 1,50 out of 5)
Loading...Loading...
rate rate tags tags related related lights lights
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 votes, average: 1,50 out of 5)
Loading...Loading...

Cosmos 1. Bölüm

Altyazıyı göremiyorsanız sağ alt bölümdeki CC veya Altyazi butonuna tıklayınız.

Pek az sayıda bilim adamı bilimin merak heyecan ve coşkusunu geniş kitlelere aktarmada Carl Sagan kadar başarılı olabilmiştir. Pulitzer Ödülü’ne sahip Sagan’ın milyonların düş gücünü yakalama ve zor kavramları anlaşılır bir biçimde aktarabilme yetisi izleyiciler açından gerçek bir kazanımdır. Carl Sagan herkesin bilimsel bir eğitim görmesi ihtiyacının farkındaydı. herkesin bilimadamı olmasını beklediğinden değil ama, herkesin en azından belli bir dereceye kadar gerçek dünyanın nasıl işlediğini bilmesi gerektiğini hissettiğinden.  Gökbilimci, astrobiyolog ve aynı zamanda bilimkurgu roman yazarı olan Carl Sagan, 80′li yıllarda yaptığı belgesel serisi Cosmos ile evrenin işleyişini geniş kitlelere açıklamayı hedeflemiş ve hayli başarılı olmuştur. Bilimsel anlamda da hala geçerliliğini koruyan Cosmos genç-yaşlı herkese uygun bir dille içinde yaşadığımız muazzam kozmos’u anlatıyor. IMDB skoru 9,5 olan bu muhteşem belgesel kesinlikle tavsiye edilir.

Carl Sagan kimdir?

Carl Edward Sagan, (9 Kasım 1934 – 20 Aralık 1996) ABD’li gökbilimci, astrobiyolog. Bilimin popülerleşmesi için yaptığı çalışmalarla da tanınır. Astrobiyolojinin öncülerindendir ve Dünya Dışı Akıllı Varlık Araştırması’nın (SETI) ilerlemesinde büyük katkıları olmuştur. Popüler bilim kitaplarıyla ve yazımında yer alıp sunduğu ödüllü televizyon dizisi Cosmos-Kozmos ile dünya çapında tanınmıştır. Ayrıca, 1985 yılında yayımlanan Contact-Temas adlı romanı, Jodie Foster’ın oynadığı aynı isimli film ile 1997 yılında beyaz perdeye aktarılmıştır. Çalışmalarında her zaman bilimsel yöntemi savunmuştur. Ölümü: Alyuvarlar ile akyuvarların ortak atası olan ve kemik iliğinde üretilen kök hücreleri ile ilgili bir hastalık olan myelodysplasiahastalığından dolayı yaşama veda etmiştir…

Eğitimi ve bilimsel geçmişi

Carl Sagan, Brooklyn’de doğdu. Ailesi Musevi’ydi. Babası Sam Sagan terzi, annesi Rache Molly Gruber ev kadınıydı. Sagan, Şikago Üniversitesi’nden 1955′te mezun oldu. 1956′da fizik üzerine mastır derecesi aldı, 1960′ta astronomi ve astrofizik üzerine doktora yaptı. Üniversite öğrenciliği süresince genetik bilimci H. J. Muller’in laboratuvarında çalıştı. 1960′ların başında, bilim adamlarının elinde Venüs gezegeninin yüzeyinin temel özellikleri hakkında bile kesin veriler yoktu. Olasılıkları içeren bir rapor hazırladı. Kendi görüşü gezegenin kuru ve sıcak olduğu yönündeydi. Konuk katılımcı olarak, Caltech Jet İtki Laboratuvarı’ndaki Venüs’e yapılacak Mariner görevlerine, tasarım ve düzenleme alanında katkıda bulundu. 1962′deki Mariner 2 görevinin başarıyla gerçekleştirilmesinin ardından, gezegen hakkındaki görüşleri, elde edilen veriler ile doğrulanmıştır. Sagan, 1968′de Cornell Üniversitesi’ne geçmesine kadar, Harvard Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1971′de Cornell Üniversitesi’nde profesör oldu ve bir laboratuvarın başına geldi. Güneş Sistemi’nin keşfi için çalışan pek çok insansız uzay görevini yönetti. Görev sonrası Güneş Sistemi’ni terkedecek olan uzay sondalarının üzerine, dünya dışı akıllı uygarlıkların bulması halinde anlayabileceği evrensel ve değişmez bir mesaj koyma fikrini ortaya attı. Bu şekilde gönderilen ilk mesaj, Pioneer 10 sondasının üzerine yerleştirilmiş olan ve üzerinde evrensel olarak anlaşılabilir şekiller bulunan, altından bir plakadır. Bu konudaki çalışmalarını Pioneer 10′dan sonra da geliştirmeye devam etti. Geliştirilmesine yardım ettiği en detaylı ve üzerinde en çok çalışılmış mesaj, Voyager Altın Kaydı’dır. Bu kayıt, Voyager uzay sondaları üzerine yerleştirilmiştir.

Bilimsel başarıları

Sagan, Satürn’ün uydusu Titan ve Jüpiter’in uydusu Europa’nın okyanuslara (Europa için sözkonusu olan yüzeyin altındaki okyanuslardır.) sahip olabileceği hipotezini ilk ortaya atanlardandır. Bu hipotez beraberinde, Europa’daki sıvı okyanusların yaşam için potansiyel bir habitat oluşturabileceği önermesini de getirmektedir. Europa’nın yüzey altı okyanusları daha sonra Galileo uzayaracı tarafından dolaylı yollarla kanıtlanmıştır. Jüpiter’in atmosferinin, Mars’taki mevsimsel değişimlerin ve Satürn’ün uydusu Titan’ın anlaşılmasına yardım etmiştir. Sagan, Venüs’ün atmosferinin aşırı derecede sıcak ve yoğun olduğunu ispatlamıştır. Ayrıca Venüs’te yaşamın karşısındaki en büyük tehdit olan küresel ısınmanın, Dünya’da da her an şiddeti artan bir tehlike içerdiğini fark etmiştir. Mars’taki mevsimsel değişikliklerin, diğerlerinin söylediği gibi bitki örtüsünün değişmesi ile değil, rüzgârla savrulan tozlarla ilgili olduğunu ileri sürmüştür.

Bilimsel savı

Carl Sagan, Dünya dışında akıllı yaşamın araştırılmasından yanaydı. Bilim dünyasını, Dünya dışı akıllı yaşam formlarından gelen sinyalleri dinlemek için büyük radyo-teleskopları kullanmaya sevk etmiştir. Diğer gezegenlere sondalar gönderilmesi gerektiğini savunmuştur. Carl Sagan, 12 yıl boyunca Icarus dergisinin editörlüğünü yapmıştır. Planetary Society´nin kurucularındandır. Ayrıca Sagan, SETI Enstitüsü’nün yönetim kurulu üyesiydi. Carl Sagan, büyük çaptaki bir nükleer savaşın, nükleer kış denilen iklimsel değişikliklere sebep olması tehdidine karşı bir bildirinin altına da imzasını atmıştır. Kuveyt’te Saddam Hüseyin’in askerleri tarafından kurulmuş olan tüten petrol ateşlerinin, oluşturdukları kara bulutlarla, ekolojik bir felakete yol açabileceğini öne sürmüştür (Bunu daha sonra yanıldığı tahminler arasında sayar). Emekli atmosfer fizikçisi Fred Singer, Sagan’ın bu önermesini saçma bulduğunu belirtmiş, bu dumanların birkaç gün içinde dağılacağını söyleyerek reddetmiştir. Sagan, Karanlık Bir Dünya’da Bilimin Mum Işığı kitabında “Karşıtbilim” adlı bölümde pseudoscience (sözde bilim) örneklerine de değinmiştir. Sagan, “Karşıtbilim” (Antiscience) deyimini “sözde bilim”den farklı olarak bilimi hedef alan saldırıları ifade etmekte kullandığını söyler. Sagan bu bölümde, bilimi güvenilmez olarak lanse etme çabasındakilerden bahseder. Bilimsel yöntemleri bu şekilde ekarte ederlerken diğer yandan da güvenilir bilgi diye kendi kabüllerini rahatça sunmalarındaki tutarsızlığı tekrar deşifre eder. Bilim adamlarının hata yapmaktan muaf olmadıklarını belirtir ve kendi bazı hatalarını veya yanlış tahminlerine de değinerek, hata yapmakla “sözde bilim” yapmak arasındaki farka vurgu yapar. Çeşitli bilim adamlarının çeşitli tarzları olabilir. Fikirleri test edilebilir olduğu ve aşırı dogmatik davranmadıkları sürece en spekülatif fikirlerin bile zararlı olmaktan ziyade ilerlemeyle katkı sağlayabileceğini ifade eder. Ayrıca, Ay yüzeyinde bir bomba patlatmayı amaçlayan, Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Project A119 adlı bir projede araştırmacı olarak bulunmuştur.

Toplumsal endişeleri

Drake denklemi, birçok Dünya dışı uygarlığın var olduğunu öngörür. Ancak, onların varlığına dair bilimsel kanıtların yokluğu sebebiyle (bkz. Fermi paradoksu), teknolojik uygarlıkların kendilerini yok etme olasılıklarının diğerlerine göre daha yüksek olduğunu söyler. Bu, Carl Sagan’ı insanlığın kendi kendini yok etme senaryolarını araştırmaya ve bunu insanlara duyurmaya itmiştir. Carl Sagan’ın politik kişiliği, nükleer silahsızlanma döneminde nükleer silah mevkilerinde sivil itaatsizlik etkinliklerinde bulunan romancı Ann Druyan ile evlenmesinin ardından daha fazla su yüzüne çıkmıştır. Amerikan başkanı Reagan’ın “Star Wars” programı olarak da bilinen Stratejik Savunma İnisiyatifi’ne karşı olduğunu belirtmiştir. Bunun mükemmel olacağını fakat teknik olarak imkânsız olduğunu, maliyetinin çok yüksek olacağını, aynı zamanda Soğuk Savaş döneminin nükleer silahsızlanma anlaşmalarıyla ters düşeceğini söylemiştir.

Bilimin popülerleşmesi

Sagan’ın düşüncelerini ifade etme kabiliyeti, pek çok insanın evreni daha iyi anlamasını sağlamıştır. 1977-1978 yıllarında Royal Institution’da Gençler için Noel Konferansları’na katıldı. Ayrıca 1980 yılında astronominin geniş kitlelerce sevilmesini sağlayan 13 bölümlük “Cosmos” isimli bir belgesel hazırladı. Söz konusu belgesel, yayınlandığı her ülkede halkın ilgisini topladı ve sonradan yapılan belgeseller için örnek teşkil etti. Bu başarıda, Sagan’ın yazılarında da kullandığı kendine özgü dilin önemli payı vardı. Belgeselle aynı ismi taşıyan kitapta da yer alan şu ifadesi buna örnektir: “DNA’mızdaki nitrojen, dişlerimizdeki kalsiyum, kanımızdaki demir, elmalı turtamızdaki karbon, çöken yıldızların içlerinde yapıldı. Bizler, yıldızların malzemesinden yapıldık.” 1985 yılında yayımlamış olduğu “Contact” adlı roman, 1997 yılında film olarak beyaz perdeye yansıtılmış ve oldukça beğeni toplamıştır. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Sagan

Yorum yazınız

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

En güzel belgeseller...
Türkçe Belgesel izle